Background

Kronik Eklem Ve Kemik Ağrıları Neden Kadınlarda Daha Fazla Görülür?

Eklemler, kemikler arasında bağlantı sağlar ve kaslarla birlikte hareket etmemize sağlarlar. En yaygın sağlık şikâyetlerinden biri olan eklem ağrısı, eklemi çevreleyen bağlar, bursalar(eklem sıvısını sağlayan ve eklemi destekleyen yastıkçıklar) ve tendonları etkileyen hasarlar nedeniyle oluşur. Bu hasarlar; zaman içinde bağlar, kıkırdaklar ve kemikleri de etkileyebilir. En sık görülen kronik eklem ağrısı, diz ağrısıdır ve bunu omuz ile kalça ağrısı izler. Fakat eklem ağrıları ayak bileklerinizden, omuzlarınıza ve ellerinize kadar vücudunuzun birçok bölümünü etkileyebilir. Genellikle bir hastalık ya da travma nedeniyle oluşabilir. Ani başlayarak kısa zamanda azalarak kaybolan ağrılara akut, birkaç haftadan ya da aydan daha fazla süren ağrılara da kronik denilmektedir.

En çok rastlanan kronik eklem ağrısı nedeni de artrittir ve iki ana formu vardır; osteoartrit ve inflamatuar artrit.

Osteoartrit, genellikle kırk yaş üstü yetişkinlerde yaygın olarak görülür fakat her yaş grubunda bu hastalığa rastlanabilir. Eklemleri koruyan ve arada yastık görevi gören kıkırdağın tahrip olması; kemiklerin doğrudan birbirine sürtünmesine, ağrı ve şişlik oluşmasına neden olmaktadır. Kronik kemik ağrılarına da neden olan osteoartrit en sık; dizleri, parmakları, bel ve boynu, kalçaları, başparmağın tabanını ve ayak başparmağını etkiler.

Kadınlar, başta osteoartrit olmak üzere kronik eklem ve kemik ağrıları oluşumu açısından yüksek risk altındadırlar. Kadınların, vücut yapısı nedeniyle kireçlemeye daha yatkın olduğu düşünülmektedir. Örneğin omuzlara kıyasla daha geniş kalçalar, dizlerde ekstra strese yol açabilecektir. Kadınlar, daha esnek eklemlere ve hipermobilitiye sahip olma eğilimindedir. Gerçekleştirilen doğum sayısı da kalça ve diz artriti için tetikleyici bir neden olarak görülmektedir. Özelikle östrojen ve testosteron hormonlarının kadınlarda artrite yatkınlığa yol açtığı da düşünülmektedir. Osteoartrit oranı menopozdan sonra yükselmektedir. Testosteron hormonundaki eksikliğin de kadınlarda artrit gelişimine neden olabileceği tartışılmaktadır. Testosteron, kasların inşa edilmesine ve erkeklerin daha güçlü bacaklara sahip olmasında etkili olan bir hormondur.

İnflamatuar artrit, teşhis edilmesi nispeten daha zor olan bir otoimmün hastalıktır. Kadınları erkeklerden daha sık etkilemektedir. En sık görülen form olan romatoid artrit eklemleri zamanla deforme edebilir ve zayıflatabilir. Eklemlerde ağrı, iltihaplanma ve sıvı birikmesine neden olabilir.

Kronik eklem ve kemik ağrılarının nedeninin teşhis edilmesi için öncelikle iyi bir anamnez(öykü) önemlidir. Ağrının süresi ve karakteri değerlendirilir, ne zamandan beri olduğu, günün hangi saatlerinde artıp azaldığı, ilaçlarla azalıp azalmadığı gibi sorulara yanıt aranır. Hastanın özgeçmişindeki hastalıklar romatizmal hastalıklara neden olabime ihtimali açısından değerlendirilmelidir. Aile öyküsü de romatizmal hastalıklarda önemlidir. Detaylı aile öyküsü soygeçmiş değerlendirilmesi yapılmalıdır. Sonraki aşamada fiziki muayene yapılır. Muayene sırasında eklem ağrılarınızla ilgili etkilenen eklem detaylı muayane ve bir takım özel testlerle değerlendirilir. Tanı konulabilmesi için ayrıca görüntüleme cihazlarından da yararlanılır. Ağrıyan bölgeye çekilecek röntgen, Mr ve Bt gibi teknikler, eklem hasarı tespiti yapılır. Ayrıca otoimmün bozuklukları taramak için bir takım kan testleri de yapılabilir. Sedimantasyon hızı testi, CRP ve tam kan sayımı vücuttaki iltihap seviyesini ölçmek için istenebilecektir. Belirli romatizmal hastalıklara özel farklı kan testleri de bu değerler normal olsa bile klinik açıdan şüpheli durumlarda ek olarak istenebilmektedir.

Özellikle romatoid artrit, kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha sık görülmektedir. En fazla görüldüğü yaş aralığı ise 20 ile 50 arasında değişmektedir. Fakat her yaş grubundan romatoid artritten etkilenen hastalara rastlamak mümkündür. Bu hastalığa genetik yatkınlık olabilir fakat genetik geçişli bir hastalık da değildir. Romatoid artrit gelişiminde hormonların etkisi de söz konusudur. Hormon yetersizlikleri ya da değişiklikleri, çevresel etkenler ve genetik yatkınlık, hastalığın gelişimini artırabilir. Hormonal nedenlerle kadınlarda erkeklere oranla bu hastalığın görülme sıklığı daha çok artmaktadır. Romatoid artrit, gebelik süresince baskılanıp, etkisini göstermese de gebelik sonrası ve emzirme sürecinde hastalık alevlenebilmektedir.

Romatoid artrit, her hastada farklı klinik şekillerde ortaya çıkmakta ve seyredebilmektedir. Bu hastalığın neden meydana geldiği tam olarak belirlenemese de aşırı kilolular, sigara alışkanlığı olanlar ve genetik yatkınlığı olanlar risk altındaki grup olarak kabul edilebilir. Romatoid artrit hastalarının da yüzde 75’ini kadınlar oluşturmaktadır ve bunun da hormonal nedenlere bağlı olabileceği düşünülmektedir.

img

Uzman ekibimize ulaşmak için