Background

Eklem Ağrılarının Sebepleri Ve Tedavi Yöntemleri

Eklem Ağrılarının SebeplerVe Tedavi Yöntemleri

İnsan vücuduna hareketlilik ve esneklik kazandıran eklemler, kemiklerin birbirine bağlandığı bölgelerdir. İnsan vücudunda yaklaşık 400 adet eklem bulunmaktadır. Yaşın ilerlemesi, geçirilen yaralanma ve kazalar, sistemik hastalıklar sonucu olarak da eklemlerdeki sorunlar sıklıkla ilk aşamada ağrı şikayetine neden olabilmektedir. Yaşla birlikte özellikle kırk yaşından sonra görülen eklem ağrıları en yaygın sağlık sorunlarından biridir. Eklemler, onları çevreleyen bağlar, tendonlar, kıkırdak,eklem sıvılar ve dokularla birlikte karmaşık bir sistem bütününü oluşturmaktadır. Artralji de denilen eklem ağrısını üç kategoriye ayırabiliriz:

Enflamatuar

Enflamatuar ağrılara enfeksiyon veya iltihaplanma sebebiyet vermektedir. Bu durumlarda eklemlerde kızarıklıklar, şişlikler ve gece ağrıları gözlenmektedir. Ağrılar, eklemler hareket ettirildiğinde ya da tamamen istirahat halindeyken de ortaya çıkabilir. Ateş, döküntü gibi semptomlar da görülebilir.

Genellikle vücudun her iki tarafında da birden fazla eklemde ağrılar görülebilir. Her iki kol ya da dizde görülme durumuna da simetrik artrit denir. Bazı durumlarda ise ağrının eklemden ekleme hareket ettiği de gözlenebilir, bu da gezici artrit olarak adlandırılır.

 

Dejeneratif

Kireçlenme de denilen osteoartrit ise, eklem kıkırdaklarında görülen yıpranma nedeniyle oluşan ağrılardır. En yaygın görülen artrit şeklidir. Eklem kemikleri arasında yastık görevi gören kıkırdağın parçalanması neticesinde oluşur. Ağrılar gittikçe çoğalır ve aralıklı ağrılardan sürekli ağrılara dönüşür. Tipik bir özellik olarak ağrı hareketle çoğalır, dinlenince azalır.

 

Posttravmatik

Travmalar nedeniyle görülen eklem ağrıları ise kaza ve yaralanmalar neticesinde oluşabilmektedir.

Sadece tek bir eklemde görülen ağrıların ise farklı nedenleri olabilir: eklem kapsülünün iltihaplanması, gut ve psödogut, diz kapağı arkasındaki kıkırdakta hasar(patellofemoral kondromalazi), eklem boşluklarında kanama(hemartroz), kırık-çıkık, reaktif artrit, romatoid artrit, psoriatik artrit, kanser, septik artrit, viral enfeksiyonlar, bağ dokusu hastalıkları, raşitizm, lyme hastalığı gibi pek çok hastalık sayılabilir.

Eklem ağrılarınızın nedenini belirleyip teşhis koymak için öncelikle kişinin öyküsünü, tıbbi geçmişini ve aile öyküsünü değerlendirmek gerekir. Hekiminiz ağrının karakterini yani şiddetini, süresini, ne zaman artıp azaldığını, hareket ile ağrının karakterinde değişiklik olup olmadığını sorgular. Bunun ardından fizik muayene ile ağrının neden ve nereden kaynaklandığını tam olarak tespit etmek için bir takım değerlendirmeler yapılır. Muayenede ağrının lokalizasyonu, şişlik, kızarıklık, hassasiyet, eklem hareket açıklığı incelenir. Özel muayane yöntemleri ile ilgili eklem daha detaylı olarak değerlendirilir. Bu şekilde ağrı nedenleri belirlenmeye çalışılır. Muayene sonrasında gerek görüldüğü takdirde öncelikle görüntüleme yöntemleri başta olmak üzere kan testleri, eklem sıvısı analizleri, romatizmal tahliller istenebilir.

Doktorunuz yapılan testler ve muayene neticesinde tanı koyduktan sonra tedavi sürecini başlar. Ağrının sebebine göre bazı durumlarda direkt olarak cerrahi tedavi gerekli olabilmekte iken genellikle ilk aşamada medikal yani ilaç tedavisi, eklem enjeksiyonları ve fizik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. İnflamatuar durumlarda sıklıkla erken dönemde soğuk uygulama ve eklemin kalp seviyesinden yukarıda tutularak dinlendirilmesi önerilmekteyken, dejeneratif durumlarda ise sıcak uygulama ya da bir takım bölgenin kan dolaşımını artırmayı hedefleyen fizik tedavi yöntemleri önerilmektedir.

 

Eklem ağrılarının tedavisinde genellikle non-steroid anti enflamatuar(NSAI) yani enflamasyonu baskılayarak ağrıyı kesen ilaçlar kullanılırken bunun yanı sıra sistematik bir hastalık söz konusu ise bunu tedavi etmeye yönelik ilaçlar da tedaviye eklenmektedir. Eklem içi hyaluronik asit veya steroid enjeksiyonları ile tedavi desteklenebilmektedir.

Ağrı ve enflamasyon azaltıldıktan sonra eklem etrafındaki kasları güçlendirmek, kas kaybını önlemek, hareket aralığını geri kazanmak ve mevcudu korumak, eklem fonksiyonunu yeniden sağlamak, eklem sertliğini azaltmak için fizik tedavi planlanmaktadır.

Konservatif yani cerrahi dışı tedavi yöntemlerinin cevap vermediği durumlarda ise cerrahi tedaviler uygulanmaktadır. Erken evre hastalıklarda artroskopik (kapalı) ameliyatlar ile başarılı sonuçlar elde edilebilmekteyken geç kalınması durumunda kireçlenme yani ileri derecede osteoartrit mevcut olan durumlarda eklem replasmanı cerrahisi (diz protezi, kalça protezi) gerekebilmektedir.

 

 

 

img

Uzman ekibimize ulaşmak için